29 Ocak 2014 Çarşamba

Sahi, Neleri Düşünerek Uyuyorduk?


Tarihleri unutmuşum, karşılaşınca fark ettim. Neydi o yağmurda sırılsıklam olduğum gün? 15 Ocak mıydı, yoksa şubat mı? Ezber bozulurmuş yıllar sonra, ne için kesin konuşursan, o olurmuş. Olmaz dememeliymiş. Çok fazla insan vardır, isimleri unutulurmuş. Yüzleri silinirmiş. Geriye kalan üçün beşin anısını saklarmışsın da geri kalanı hep halının altına itilirmiş. Ne sözü vermiştik Üsküdar'a karşı? Ne üstüne edilmişti son yemin? Sahi neleri düşünerek uyuyorduk?

Unutmak kolaymış. Gerçekten. Kimse veya hiçbir şey vazgeçilmez değil-miş. Unutmak istemediğin ne varsa, sımsıkı sarılsan da ilk fırsatta kaçar gidermiş. "Mışlar mişler ne demişler..." Sonra bir akşam karşılaşınca, dünyanın en fiyakalı cümleleri bile geçemezmiş teninden. Öyle ki, bilmediğin bir dil gibi yabancı gelirmiş sözcükler; çünkü yabancıymış. Biten, biter-miş. Duyguların yok ki yedeği? Öyleymiş yani... Tarihini hatırlamadığım yağmurlu bir günden, bol karın ağrılı koskoca senelerden geriye bir tek, "bir tek" bir şarkı kalırmış, mesela. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder