6 Mayıs 2014 Salı

Hıdırellez veya Hıdrellez 2014

İlyas ile Hızır ölümsüzlüğe kavuşmuştur. Her sene Hıdırellez/ Hıdreller gününde buluşur, etrafta gezinirler. İnsanlar bunu kutlamak için toplanır, eğlenir, dilek diler ve ateşin üzerinden atlarlar.


Daha önce gittiğimde biraz küçüktüm, pek hatırlamıyorum. Bu sene, Sultanahmet'te arkadaşlarla buluştuk. Meşhur Sultanahmet Köftecisi'nden ekmek arası yaptırıp hafif çiselen yağmurda yürümeye başladık. Sahile doğru giderken aramızda yolu bilen kimse olmadığı için yakınımızdan geçen ve tahminimizce Hıdırellez'e giden bir gruba yolu sorduk. Uzun saçlı adam şöyle cevap verdi: "Sese ve alkol kokusuna doğru gidelim!" 

Nihayet Ahırkapı'ya vardık. Yağmur çiseliyordu, yavaş yavaş. Herkes oynuyordu, herkes! Muhteşem coşkulu bir ortam vardı. Adeta festivaldi. İnsanlar tanımadıkları insanlarla karışıklı göbek atarken hiç bu kadar eğlenemezlerdi, eminim. Her yeri turlayıp kendimize bir bölge seçtik. Bizim ekip genellikle Kürt olduğu için, klasiktir, çalgıcılardan halay istediler. %90 halay çekildi yani. Hattâ yanımızdan geçen turist bir çift, böyle 65 yaşlarında, halayın farklı yerlerine girdiler. Çok coşkululardı; ama ayak uyduramadılar, yine de sevimli oldu. 

Alkol içildi, roman havası oynandı, halay çekildi, dilek ağacı diye bir köşeye herkes dileğini astı, dilek feneri uçuruldu... Hızır ile İlyas oradaydı belki de.

Sahile indik daha sonra, sahil çok soğuktu. Ateşin üzerinden atladı arkadaşlar. Yavaş yavaş evlere dağıldık. Bahçedeki gül ağacı için kağıt hazırladık. Dileklerimizi yazdık. Ağacın dibine bıraktık. Hızır'görsün diye. Allah kabul etsin. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder