26 Ocak 2015 Pazartesi

Gül ile Bülbül

Gül henüz açmamışken bülbül gülü görür ve ona aşık olur; ancak gülün dikenleri vardır! Divan edebiyatını biraz okuyanlar bilirler aşkı. Zira bülbül güle şarkılar söyler; ancak gül yine de ona karşılık vermez. Bülbül de güle sevgisini ispat etmek için kalbini gülün dikenine saplar. Masumiyeti temsil eden beyaz gül, bülbülün kanıyla o an kırmızı olur ve açar... Birkaç farklı versiyonu olsa da meselenin özü budur. Bununla ilgili çok sevdiğim bir şiiri buraya bırakıp gidiyorum.



Senden bilirim yok bana bir fâide ey gül 
Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül 
Etsem de abesdir sitem-i hâre tahammül 
Gül yağını eller sürünür, çatlasa bülbül!

Ellerle o zevk etdi ben âteşlere yandım 
Çektim o kadar cevr ü cefâsın ki usandım 
Derlerdi kabûl etmez idim, şimdi inandım 
Gül yağını eller sürünür, çatlasa bülbül!

Senden güzelim çare bana kat'-ı emeldir 
Etsen dahi ülfet diyemem ellerle haleldir 
Ağyâr ile gezsen de gücenmem ki meseldir 
Gül yağını eller sürünür, çatlasa bülbül!

Gördüm açılırken bu seher goncayı hâr
Sordum n'ola bu cevr ü cefâ bülbül-i zâre 
Bir âh çekip hasret ile dedi ne çâre 
Gül yağını eller sürünür, çatlasa bülbül!

Bîgâne-edadır bilir ol âfeti herkes 
Ümmîd-i visâl eyleme andan emelin kes 
Beyhûde yere âh u figân eyleme nevres 
Gül yağını eller sürünür, çatlasa bülbül...

Nevres-i Kadim

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder